Çetin Ünsalan:  Enflasyon üretimsiz düşmez

Bakan Nebati, Türkiye’nin başındaki en büyük derdin enflasyon olduğunu ve mücadelenin de bu doğrultuda yürütülmesi gerektiğini belirtti …

0 0

Bakan Nebati, Türkiye’nin başındaki en büyük derdin enflasyon olduğunu ve mücadelenin de bu doğrultuda yürütülmesi gerektiğini belirtti. Enflasyon, gerçekten ekonominin en önemli problemlerinden biridir; ama en büyüğü değildir.

Öncelikle enflasyon rakamınız bir çıktıdır. Siz bir sonuç ile mücadele etmeye kalkarsanız, nedenini kaçırırsınız. Sonuç rakamdır ve sorunları ortadan kaldırmadan o tabelaya kilitlenirseniz, baş edemeyeceğiniz için bir süre sonra kimyanız bozulur ve her şeyi mubah görmeye başlarsınız.

Nitekim Türkiye’de TÜİK üzerinden yaşanan sıkıntının temelinde de bu geliyor. Öylesine sonuca ve algı yönetmeye konsantre oldular ki, asıl sorunları göremiyorlar. Sorunu göremeyenin de çözüm konuşması mümkün değildir.

Ne demek istiyorum? Mesela insanların satın alma gücünü düşünün. Şayet çalışanlara, eskiden olduğu gibi enflasyonun üzerinde maaş artışları yaparsanız, hayat pahalılığından şikâyet ederler ama paranın bereketinin kaçtığından bahsetmezler.

Yıl sonuna doğru yıpranmayı hissederler ki, o zaman da maaş artış zamanları gelir. Şüphesiz bu bir kısır döngüdür ve delik her geçen gün makro ekonomiye yansıması olarak büyür ve kontrol edilmekten uzaklaşır.

Ama derdiniz insanların rahatlatılmasıysa sorun enflasyon değil; gerçek olmayan bir enflasyon üzerinden yapılan maaş artışı düzenlemeleri ve kat be kat üzerinde yaşamak zorunda bıraktığınız gerçek enflasyondur.

Yani en büyük dert enflasyon değil, satın alma gücünün yitirilmiş olmasıdır. Bu öylesine bir kısır döngü yaratıyor ki banka kredilerinin ödemelerinden, tüketicinin iç piyasadaki satın alma hareketine ve dolaylı olarak vergi gelirlerine kadar uzanan bir zincirde her şeyi olumsuz etkiliyor.

Fakat yine belirttiğim gibi enflasyon problemdir. Peki nasıl aşılır? Enflasyonu aşmanın tek bir yolu var; üreteceksiniz. Tükettiğinizden daha fazla da üretip, ihraç edeceksiniz ve gelir elde edeceksiniz.

Şayet üretimi içte yapıyorsanız enflasyon üzerinde ne dolar kuru etkisinden bahsedersiniz ne de ihtiyacı karşılamak adına dolar bulma zorunluluğundan. Bolluk olduğundan arz / talep dengesizliğinden kaynaklanan maliyet artışlarınız da olmaz.

Ama üretmeyi düşünürken, planlı üretimi de esas alacaksınız. Neyi, kaç adet ve nasıl üreteceğinizi belirledikten sonra, kapasite fazlasıyla da yurtdışı pazarları kovalayacaksınız.

Siz üretmeyin, üreteni de ürettiğine pişman edin, halen kafada üç kuruş bulmak uğruna finans ya da inşaat sektörünün öncelikleri olsun; bunu terse çevirdiğinizi göstermelik de olsa ortaya koyarken ekonomi bilimini alt üst edin; sonra da dert enflasyon deyin öyle mi?

Bence siz önce enflasyon rakamını doğru açıklayın, gerisini sonra hallederiz. Bir hatırlatma daha: Enflasyon, döviz kuru gibi sonuçlara değil, bu olumsuzlukları besleyen nedenlere, yapısal sorunlara ve çözümlerine odaklanın. Yoksa her iki rakamın arkasından da koşturur ve yetişemezsiniz.

[email protected]

Bilgilendirme: Sevgili dostlar! Şehir dışı programım nedeniyle bu haftanın son iki günü sizlerle buluşamayacağız. 21 Mart Pazartesi günü yeni yazıyla buluşana kadar affınızı rica ediyorum.

 

 

Yoksulluk sınırı 15 bin liraya yaklaştı!

Nebati yine Londra yolcusu: Bu kez konu yeşil finansman

İstanbul’da Ramazan pidesinin fiyatı belli oldu

Kaynak:ParaAnaliz

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.